BÜYÜDÜK

Bebekken sicak topraklara belendik.
Kola şişesinden yağlı sütler emerdik
Ağlayıp sızlayıp anamızı üzerdik.
Kundaktan torağı süze süze BÜYÜDÜK


Kara önlük giyer torba çantayı asardık.
Koşa koşa okulun yolunu tutardık.
Gaz lambasıyla yanlış yunluş yazardık.
Yazımızı parmakla sile sile BÜYÜDÜK.


Her yerde çelik çomak oynardık.
Camı çerçeveyi kırar kaçardık.
Korkumuzdan akşam erken yatardık.
Yaramazlığın cezasi şamarları yiye yiye BÜYÜDÜK.


Yaz geldimi kuzuyla danaları güderdik.
Ateş yakıp domaçcaları gömerdik.
Kuru soğanla karışık yufkalara dürerdik.
Yağlı yavan demez yiye yiye BÜYÜDÜK.


Geceleri köyün içinde oyunlar oynardık.
Oyun bahane bağa bahçeye dalardık.
Damdan dama uçar gibi zıplardık.
Örenlerde taşlara düşe kalka BÜYÜDÜK.


Anamız sütü kaynatır tencereyi kapardı.
Gelen geçen kaymağa parmak atardı.
Anasını gören damdan atlar kaçardı.
Küllüklere bata bata BÜYÜDÜK.


Kış gelince kar kapıyı kapardı.
Kızağını alan hüyüklere çıkardı.
Kızağın en güzelini benim babam yapardı.
Kuş gibi tepelerden uça uça BÜYÜDÜK.


Ekmek biter anamız eşgili yapardı.
Fare yemesin diye tavanlara asardı.
Üç beş kardeş birer ikişer kapardı.
Öyle fare gibi çeke çeke BÜYÜDÜK.


Komşular birbirine baskına giderdi.
Dayağı gene biz çocuklar yerdi.
Aaah o günler ne güzel günlerdi.
Her şeyine doya doya BÜYÜDÜK.


Bir gün geldi bir bir kaybolduk.
Kendimizi yaban ellerde bulduk.
Kısmet dedik gurbete mecbur olduk.
Sılamıza hasret çeke çeke BÜYÜDÜK.


NAYİM'İM bunlar eskide kaldı.
Onu yaşayan dostlar alacağını aldı.
Sorarim o günlerden ne kaldı.
Hayallere dala dala BÜYÜDÜK.

Gönderen (M. Nayim)

;

GERİ DÖNÜNÜZ